31 Ekim 2012 Çarşamba

İkinci kızım Labrador

Bir gece bize misafir gelmişti. Adını kömür koyduk. Henüz 2 aylık . Sonra bir gece daha kaldı. Akşam gelip sabah gidiyordu. Çok özledik , Yine gelsin dedik. Bir cumartesi geldi, pazar akşam döndü. Öyle alıştık ki ona, bayram tatilinde 1 gün daha aldık yanımıza. Bize gelen dişi. Birde erkek kardeşi var kömürün. Babanın işyerine getirmişler, orada bakıyorlarmış. Erkeğin taliplisi çokmuş. Biz dişiyi sahiplendik. İpek sokakta gördüğü köpeklerin peşinden ağlayan bir çocuk. Hasbelkader yanımızdan köpeğini gezdiren biri geçtiyse ve İpek o köpeği sevemediyse vay halimize.   O kadar çok istiyorlar ki eve hayvan almamızı. Babamız çocukların çok mutlu olacağını düşünüp, babanneye rağmen tatil günlerinde eve getirdi. Çünkü babanne evde hayvan beslemek istemiyor. Çalışan bir kadın olmasaydım kesin bakardım kömüre. Tüm sorumluluğun üstüme kalacağını bilerek. Hemen internetten köpek bakımını, tuvalet eğitimini araştırdım. Odanın bir köşesine gazete kağıdı serdim. Her uyandığında oraya götürdüm. Ev içinde kazalar  oldu . Halının üstüne çişini kakasını yaptığı da oldu kömürün. Maaile temizledik. İtiraf edeyim bende bağlandım ve özlüyorum. İlk defa bir hayvanla bu kadar yakın oluyorum. Üçümüz birlikte banyosunu yaptırdık. Kurulamadan önce bi silkelendi, ıslattı bizi. Öptük, sarıldık. Gece uyusun diye yere minder koyduk. Kalkıp kalkıp gece bizim yatağımıza kıvrıldı kömür. Küçük hanımın boyu yatağa yetişemiyor , yatağın kenarına geliyor, patilerini uzatıyor, başlıyor inler gibi ses çıkarmaya. Alıyorum yatağa , mutlu mesut, kapıyor gözlerini, sızıyor. İpekten hiç farkı yok. O da gece uyandığı zaman babasıyla benim ortamıza geliyor. Anladım ki evde hayvan bakmanın bir çocuk bakmaktan hiçbir farkı yok. Davranış eğitimi, tuvalet eğitimi, beslenmesi, temizlenmesi, sağlık kontrolleri. Onun için başlığa ikinci kızım yazdım. Sencer, o benim kardeşim diyor. Yere kömürün yanına yatıyor. Elinden mama yediriyor. Sencer de kömürde enerjik, kıpır kıpır. Koridorda birbirlerinin peşinden koşup oynuyorlar. Ara sıra kömür Sencerin paçasından yakalıyor. Bizim ki kıkır kıkır. Kömür dur yapma.  Alem  çocuk. Kucağından indirmiyor. İpekle paylaşamadılar kömürü. İpek kendi yatağına yatırmak istiyor. Sencer kendi yatağına.  İpek sakin. Anne şevkatiyle okşuyor kömürü. Sencer kuyruğundan bacaklarından neresinden bulursa tutuyor. Döndürüyor. Ona böyle davranmasının yanlış olduğunu ve kömürün bundan hoşlanmadığını anlattım. Belki de kömür işyerine geri döndüğünde oh Sencer den kurtuldum diyordur.



 İpek aklına geldikçe kömürü soruyor. Annesinin yanına gitti diyorum. Gece uyanıyor kömür. Ben kalkıyorum tabi ki. Evde uykusuzluğu göğüsleyebilen kişi benim.  Sokulup yüzümüzü gözümüzü yalıyor. Saçlarımızla oynuyor. Hep duyardım ailenin bir parçası derlerdi. Gerçekten öyleymiş. Kömür bir daha bize ne zaman gelir bilmiyorum. Bundan sonra ona ne olacağını da tam olarak bilmiyorum. Babannemiz bile çaktırmadan , son gelişinde ona bücürük diye seslenmeye başlamıştı. Emin olduğum bişey var ki seni seviyoruz KÖMÜR.

1 yorum: